TEK YÜREK

6 Şubat’ta her zamanki gibi güneşi selamlamayı beklerken sabahın ilk ışıklarına kavuşamadan saat 04.17’de büyük bir felaketle sıcak yataklarımızdan kalkmıştık. Beşik gibi sallanırken dışardaki kar hiç olmadığı kadar soğuktu. İliklerimize kadar üşürken ölüm korkusu, kaybetme korkusu kuşatmıştı her taraftan bizi. Çok acıydı. Canımızın derdine mi yanalım yoksa sevdiklerimizin canına mı yanalım bilemezken güneş ışıklarıyla bizi sarmıştı çoktan. Fakat bitmemişti. Felaket sinsi bir şekilde pusuya yatmış bekliyordu. Öğle sularında bir kez daha sallandık. Dile kolay asrın felaketi yaşanmıştı, tam 11 şehir ve onlara bağlı nice yerleşim yerleri sallanmıştı. Ülkemiz büyük bir yara almıştı. Güneydoğumuz ve Doğu Anadolumuz kanıyordu. Birbirimize merhem olma vaktiydi. El ele verip birbirinizin yaralarını saracaktık. Hep olduğu gibi zorlukların üstesinden birlikte gelecektik. Vakit bir olma, tek yürek olma vaktiydi.

Dünya’ya, insanlığa çağrı yapma vaktiydi. Dünya’nın her tarafından din, dil ve ırk fark etmeksizin çağrımıza kulak verip gelen güzel kalpli canlarla el ele verip yaralarımızı sarmaya çalıştık. Yaramız büyüktü ne yazık ki… İnsanlığını kaybetmiş, para hırsıyla gözü dönmüşler olmasaydı belki de yaramız bu denli derin olmaz ve canımızı acıtmazdı. Giden canlar geri gelmeyecek, verdiğimiz kayıpların yerini hiçbir şey dolduramayacak. Hiçbir şey bu yaşanan asrın felaketini telafi etmeye yetmeyecek. Ama yine de umut ediyoruz. Umut fenerlerimizin sönmesine izin vermeden bu canhıraşın üstesinden geleceğimize inanıyorduk. Çünkü inançlıydık. Mucizelere tanıklık ediyorduk. Enkazların altından tıbbın açıklayamadığı mucizelere şahit oluyordu gözlerimiz. Dünya’nın kardeşçe birbirinin yaralarını sarabileceğine tanıklık ediyorduk.

Keza ülkemizin her tarafı fay hatlarıyla çevrili, yer bilimcilerimizin uyarılarını dikkate alıp bu yaşanan acıdan ders çıkarıp birkez daha canımızın yanmasına müsaade etmeyiz diye umut ediyorum. Ülkemiz ne kadar güzel olsa da doğal afetlerden canımız çok yanıyor. Kuzeyimizde seller ve heyelanlar, güneyimizde orman yangınları… Nice afetlerle cebelleşiyoruz zaman zaman. Umuyorum ki canımız yanmadan önlemlerimizi en doğru şekilde alabiliriz.

Geçen akşam yayınlanan Tek Yürek programındaki gibi Tek Yürek olmayı her zaman başarırız. Tek vatanımız olan bu güzel topraklarımızda kimileri basitçe  milyonları yuvarlarken kimileri de bu milyonların hesabını yapmak için matematiğini sonuna kadar zorlamadan, en azından hayatını insana yakışır bir şekilde idame ettirebilecek refah düzeyinde yaşamalı. Aynı havayı solarken aradaki uçurum bu denli büyük olmamalı. Birbirimize her zaman umut olmamız gerekir. Canımız yanmadan, canlarımızı kaybetmeden tek yürek olabilmeyi başarmayı öğrenmeliyiz. Çünkü defalarca yaşadık, el ele verip tek yürek olduğumuzda her türlü zorluğun üstesinden geliyoruz. Devletimiz, STK’larımız, kalbi güzel gönüllü canlarımız tek yürek olup yaralarımızı sarabiliyoruz, acımıza merhem olabiliyoruz. Birlik olabilince üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Zor günlerimizde tek yürek olabildiğimiz gibi diğer günlerimizde de tek yürek olabilmemiz duasıyla hepimize geçmiş olsun, kaybettiğimiz canlarımız için sabırlar diliyorum…

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
TEK YÜREK

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin