HABİB KARAÇORLU

SUÇ PATLAMASI MI MANEVİ ÇÖKÜŞ MÜ?

İçinde bulunduğumuz 2024 yılı içinde bir yandan Gazze’de bebekler, çocuklar, kadınlar ve binlerce masum insan Siyonist alçak katiller tarafından kahpece yaşadıkları çadırlarda bombalanıp katledilirken ve de İslam âlemi bu durum karşısında gaflet, zillet ve meskenet içinde gayrı Müslimlerden medet umarken, öte yandan ülkemizde de acayip ve garip olaylar meydana gelmeye devam ediyor. Geçen ay içinde Televizyon ekranları ve diğer medya organlarında bir hafta süreyle tartışılan “başıboş köpekler” konusunda “her alanda uzman olanlar” ne yapılması yönünde bir türlü karar veremediler. Bu sokaklarda her gün terör estiren, hemen her gün birilerinin canını yakan sahipsiz köpekler kontrol edilemez bir sayıya nasıl ulaştı, kimler onların bu derecede sokak güvenliğini tehdit edecek duruma gelmelerinde aktif rol oynadı? “Çokbilmişler” bu soruları sormadı/soramadı, çünkü medyanın genelinin bu sorunun bu kadar vahim duruma gelmesinde büyük bir payı ve vebali vardır.

Sokaklarında köpeklerin başıboş ve serbestçe dolaşıp istediğine rahatça saldırabildiği ülkemizde bir de insanların parasına, malına ve hatta canına göz dikerek sinsice zarar veren mahluklar da var. Bunlar da sokak köpekleri gibi sürüler, yani gruplar halinde hareket ediyorlar, saldırı planları yaparak topluca avlarını tuzağa düşürüp işini bitiriyorlar. Bunlara organize suç örgütleri deniyor.

Organize dolandırıcılıkla ilgili ilk skandal dolandırıcılık olayı Mart 2018’de “Tosuncuk” lakaplı Mehmet Aydın’ın Çiftlikbank vurgunu ile patlak verdi. Kurduğu şirketin saadet zinciri prensibiyle çalıştığı ve suç örgütü olduğu iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında şirketin 130 bin üyesinden topladığı 511 milyon lira ile Uruguay’a kaçtığı öne sürülen ve “nitelikli dolandırıcılık” ile suçlanan Aydın’ın Türkiye’ye iadesi için kırmızı bülten çıkarıldı. Mehmet Aydın Uruguay’da yakalanarak Türkiye’ye getirildi.

İkinci skandal dolandırıcılık olayı Faruk Fatih Özer’in kurucusu ve sahibi olduğu Thodex şirketinin kripto para vurgunu oldu. Thodex vurgununda 400 bine yakın insanın 2 milyar dolardan fazla parası dolandırılmıştı. Fatih Özer Arnavutlukta yakalanarak Türkiye’ye getirildi ve yargılanıyor.

Üçüncü skandal dolandırıcılık olayı Eski Denizbank Şube Müdürü Seçil Erzan’ın hayali fon yaratarak futbolcu ve iş insanlarını dolandırdığı olaydı. Erzan ve diğer suç ortakları tutuklandı ve haklarında dava açıldı. Görülen davada, mağdur futbolcu ve iş adamlarının bavullara doldurdukları milyon dolarları hiçbir resmi işlem olmadan elden teslim ettikleri anlaşıldı.

Dördüncü skandal dolandırıcılık olayı Haklarında “Kara para aklama” soruşturması başlatılan sosyal medya fenomeni, güzellik merkezleri sahibi Dilan Polat ile eşi Engin Polat meselesiydi. Türkiye’nin önemli gündem maddeleri arasına giren bu skandal dolandırıcılık olayı hala daha tartışılmaktadır.  Pahalı arabaları, saçlarına yaptırdığı Euro bigüdileri gibi gösterişli yaşamlarıyla dikkat çeken çift, tutuklanarak cezaevine gönderildiler ve mahkeme devam ediyor. Engin Polat ve Dilan Polat’ın da aralarında olduğu şüpheliler, “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi, Vergi Usul Kanunu ile Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi kanunlarına muhalefet”le suçlanıyorlar. Çiftin milyonlarca liralık kara para trafiğini yönettikleri iddia ediliyor. Ve bunlar dışında daha yüzlerce dolandırıcılık çetesi var.

Bütün bu gelişmeler, ülkemizin dolandırıcılık ve organize suç örgütü kurarak yasa dışı faaliyetlerin yürütülmesi konusunda çok dikkat çekici bir noktaya geldiğini gösteriyor. Bir Twitter hesabının 29 Kasım 2022’de yaptığı paylaşımda Uluslararası Organize Suç İnisiyatifi’nin 2021 Organize Suç Endeksi’nde Türkiye’nin dünyada birinci olduğu iddia edildi. Bu sıralamayı kabul etmeyenlere göre ise Türkiye bu skor ile organize suçlarda Avrupa’da birinci, Batı Asya ülkeleri arasında üçüncü, tüm dünya ülkeleri arasında ise on ikinci sırada.

Küresel Organize Suçlar Raporu, Türkiye’de çeşitli mafya gruplarının hükümet ve diğer siyasetçilerle yakın ilişki kurarak polis ve yargı karşısında koruma sağladıklarının aktarıldığını bildirdi. Türkiye’nin 2023 skoru 7,03 puan. Bu skor 2021 yılında 6,89 idi. Bu son iki senede işlerin biraz daha kötüye gittiğini gösteriyor. Mafyavari gruplar, kriminal ağlar, devlet aracılığıyla ya da dışarıdan suç aktörleri, insan ticareti, istismarı, silah kaçakçılığı, doğal alanlara verilen zararlar ve uyuşturucu kaçakçılıkları dahil olmak üzere suçları ele alan endeks, 1 en düşük 10 en yüksek olmak üzere ölçeklendiriliyor. Bunun yanında, ülkelerin organize suç tehdidine karşı ne kadar dirençli oldukları da, yönetim şeffaflığı ve hesap verebilirliği, hukukun üstünlüğü gibi başka göstergeler aracılığıyla aynı endekste ‘dayanıklılık’ adı altında ölçeklendiriliyor. Süleyman Soylu’dan sonra göreve gelen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın göreve geldiği 4 Haziran 2023 tarihinden bu yana hemen hemen her gün sanal medya hesabından bir suç örgütünün “çökertildiğini” açıklamaları da bunu destekler nitelikte.

Yıllardır varlıkları bilinen suç örgütlerine düzenlenen operasyonlarda, açıklanan verilere göre son 5 ayda 9 bini aşkın kişi tutuklandı. Suç örgütlere yönelik operasyonlar, Ankara genelinde faaliyet gösteren ve “silahlı yaralama, nitelikli yağma, kasten yaralama, haraç” gibi birçok suça karışan Ayhan Bora Kaplan’ın başında bulunduğu çeteye 8 Eylül’de yapılan baskınlarla gündeme geldi. Yurt dışına kaçmaya çalışırken Esenboğa Havalimanı’nda yakalanan Kaplan soruşturmasında toplam 18 kişi tutuklandı. Sonrasında da her gün bir suç örgütüne operasyon düzenlendiği açıklandı.

Öte yandan sadece çeteler değil, ülkelerinde aranan yabancı mafya üye ve yöneticilerinin de Türkiye’de yakalanması da bu durumun bir başka örneği. Interpol’ün “kırmızı bülten” ile aradığı Sırp çetesinin başındaki Zeljko Bojanic ile Kazak Arman Dikiy’in 2014 yılından beri Türkiye’de saklandığı ortaya çıktı

Türkiye’de çetelerin birkaç temel üzerine kurulduğu, bunların uyuşturucu ticareti, sanal bahis, insan kaçakçılığı ve silah ticareti olduğu söyleniyor. Bunların yanında siber dolandırıcılık, telefon dolandırıcılığı, kiralık bungalov dolandırıcılığı, yasadışı bahis oynatma, ikna yoluyla dolandırıcılık, kargo dolandırıcılığı, uluslar arası dolandırıcılık, evlilik vaadiyle dolandırıcılık, sosyal medya dolandırıcılığı, kredi kartları ve internet üzerinden yapılan dolandırıcılık ve daha onlarca dolandırıcılık çeşidi ile suç işlemek için bir araya gelmiş çete ve şebekeler var. Bütün bunlardan anlaşıldığı kadarıyla Türkiye suç örgütleri ve çeteleri için bir merkeze dönüşmüş durumda. Bu çete ve şebekelerin arkasında dış kaynaklı güçlerin olduğu konusunda hiçbir şüphem yok. Bir arkadaş MOSSAD’ın İsrail’de “Türkiye tahsilât masası” olduğunu söyleyince hiç şaşırmamıştım. Dolandırıcıların sövüşlediği ortadan kaybolan bu kadar para elbet bir yerlere gidiyordu.

Türkiye’nin artık uluslararası alanda bir “kara para aklama” ve “organize suç örgütleri” ülkesi olarak anılması konusunda çok derin tahlillerin yapılması lazım.  % 99’u Müslüman olduğu söylenen ülkemiz nasıl oldu da bu kadar çok haramın, günahın, suçun ve her türlü dolandırıcılığın merkezi oldu? Kaynağı dışarıda bile olsa işin başındaki beyin takımı dolandırıcılar ve kötülük merkezleri bu kadar çok kullanacağı yerli adamı nereden buluyor ve nasıl ikna ederek bu yola koyuyorlar? Bu ülkenin insanları nasıl oldu da bu kadar cehalete düştüler?  Bu ülkenin okul okumuş çocukları nasıl bir eğitimden geçtiler ki helâlı, haramı, günahı, kul hakkını, yasalara uyulması gerektiğini öğrenemediler? Bu ülkenin gençleri suç işlediklerinde bir gün kanunun yakalarına yapışacağını, yaptıklarının hesabını vereceklerini niye düşünmediler? Kim onlara bu cesareti verdi, kim nasıl kandırdı?

Ünlü İslam âlimi ve düşünürü Farabi İslam medeniyetinin temel esaslarından bahsederken dört konu üzerinde önemle duruyor. Birincisi Adalet ki, Mülkün temelidir. Devlet adaletle ayakta durur. Bunun içerisinde hak, hukuk, hürriyet, eşitlik, ehliyet ve liyakate riayet vardır. İki: İffet ki, bunun içinde edep, hayâ, namusluluk, doğruluk, dürüstlük, istikamet ve fazilet vardır. Üçüncüsü hikmet ki, bunun içinde doğru inanç ve düşünce, ilim, irfan, tefekkür, terakki ve aydınlanma vardır. Dördüncüsü ise, sanattır. Bunun içinde her türlü güzel sanatlar, sanayi, teknoloji ve üretim vardır. Bunların olmadığı yerde cehalet, yoksulluk, zulüm, tefrika, tefessüh, çatışma ve çöküş vardır. Rabbim bizleri her türlü kötülüklerden muhafaza eylesin, gafletten uyandırsın, istikameti üzere olmamızı nasip eylesin, kitabına sarılanlardan ve Resulünün yolundan gidenlerden eylesin. Âmin.

 

 

 

 

SUÇ PATLAMASI MI MANEVİ ÇÖKÜŞ MÜ?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin