BİR DELİNİN KALEMİNDEN

BİREYSEL SİLAHLANMA HAKKINDA

Değerli dostlar bugün size, Bireysel Silahlanma hakkında görüş ve önerilerimi sunacağım.

Bireysel silahlanma, bireylerin legal veya illegal bir şekilde kısa namlulu ve uzun namlulu silahları elde etmesi, bulundurması ve/veya taşımasıdır. Belirli meslek gruplarında silah taşımak bir gereklilik iken belirli meslek gruplarında silah bulundurma yasal olarak mümkündür. Bu tür silahların büyük bir oranda, kayıt altında olup şartların değişimine göre silahlara el konulup suça karışımı engellenmektedir.

İkinci grup ise, maalesef, illegal bir şekilde silah elde eden kişilerdir. İllegal bir şekilde silah temin eden kişilere yönelik asıl sorulması gereken soru, nasıl elde ettikleri değil NEDEN elde etmek istedikleridir? Bence cevabı basit kendilerini güvende hissetmiyorlar.

Bir insan kendinin neden güvende hissetmeyip bireysel silahlanmayı seçiyor? Bence;

 Kendisinin ısrarla işlediği bir hata/günah/suç sonucunda, suçluluk duygusu taşıması ve bundan dolayı herkesi birer düşman olarak (kendine zarar verecek bir potansiyel olarak) görmesi. Bundan dolayı küçük bir olayda bile hemen öldürmeye kast etmesi,

 Masum olmasına karşın, yasaların yeterince masumu koruduğuna inanmaması,

 Kültürel etmenler. Atasözlerimiz ve deyimlerimizde bile silah yer almıştır.

 Merak. Özellikle savaşçı bir toplumun parçası olarak silah ve silah parçalarına olan zafiyet

 Bir statü göstergesi olması,

 Saygınlık sağlaması. Maalesef toplum olarak (Kadın-Erkek) fark etmeksizin özgüvensiz olarak yetiştirilen bireyleriz. Bunun bir sonucu olarak, insanların bize saygı duymadığını (Bunun gerçeklik ile illiyet bağı olmamasına rağmen!) düşünüyoruz. Saygı duyulmanın, bu toplumda ki karşılığı güç olarak karşılık bulmaktadır. İşte tam da bu noktada silah bir gücün temsilidir.

 Dizilerin etkisi,

 Küçük yaşlardan itibaren zorbalığa maruz kalma

Saydığım maddeler içerisinde bence üzerinde düşünülmesi gereken en önemli madde, yasaların masumları koruyamadığına yönelik ALGISI! Bence devletin ilgili kurumlarının en kısa zamanda bu algıyı bertaraf edecek çalışmaları yapması ve uygulamaya koyması gerekiyor.

Peki bireysel silahlanmayı engellemek için neler yapılmalı;

 Sosyo-kültürel toplum yapısına uygun kanunların yürürlüğe girmesi

 Ruhsatsız silah taşıyan ve bulunduranlara yönelik cezai yaptırımların artırılması ve psikolojik destek zorunluluğu getirilmesi

 Çocuk yaşta suça karışanların ıslah edilme çalışmalarında farklı yöntemlerin geliştirilmesi

 TCK göre belirlenmiş, çocukların cezai ehliyeti sınırlarının yeniden belirlenmesi ve belirli suçlarda (Zorbalık, cinsel saldırı, hırsızlık vb) YAŞ SINIRI aranmaksızın, ceza verilmese dahi, mutlaka ailesinden uzaklaştırılarak 6 ay süre ile psikolog ve psikiyatr eşliğinde tedavi altına alınması

 Yargılamanın hızla yapılarak infazların geciktirilmemesi

 Dizilere ve dizilerde rol alan kişilere yönelik sıkı denetimler getirilmesi

 Çocuklarda zorbalığa SIFIR TOLERANS esasının benimsenmesi

 Anne-babaya yönelik ebeveyn eğitimlerinin verilmesi

 Birden fazla suça karışanlara yönelik ıslah edici çalışmaların yapılması

Umutlarla nice güzel yarınlara…

BİREYSEL SİLAHLANMA HAKKINDA

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin