BİR DELİNİN KALEMİNDEN

DEĞERSİZLEŞTİRİLMİŞ BİR TOPLUMDA İSLAM DİNİNİN YERİ HAKKINDA

Değerli dostlar bugün size, değersizleştirilmiş bir toplumda İslam dininin yeri hakkında görüş ve önerilerimi sunacağım.

Ülkemizde maalesef insanlar dalga dalga değersizleştiriliyor. Bunun yaşanmasında bence en önemli dört nedeni;

  1. Çocukları ve gençleri, üzülerek söylemeliyim ki, bir yarış atına dönüştürmüş ve başarının sadece sınav sonuçları ile ölçüldüğü bir eğitim sistemi
  2. Toplumun her bir bireyinin dalga dalga değersizleştirilmesi(Ailede eşler birbirini değersizleştiriyor, işyerinde üstler astları değersizleştiriyor, meslek sahipleri kendi mesleğine göre diğer meslekleri değersizleştiriyor, güçlü olanlar güçsüz olanları değersizleştiriyor, fiziki özelliklerine göre insanlar değersizleştiriliyor, ebebeyinler yetiştirdikleri çocukları değersizleştiriyor, büyükler küçükleri değersizleştiriyor, kültürel farklılığına göre insanlar değersizleştiriliyor….) bu örnekleri artırmak mümkün!
  3. İnsanların manevi ve insanı insan yapan değer yargılarının artık öneminin kalmayıp tamamen maddi ve fiziki özelliklerin ön plana çıkarılması
  4. Toplumun büyük bir kesiminin ADALETE karşı olan güven sorunu (burada özellikle ADALET kelimesinin kullandım, çünkü adalet kelimesi içerisinde sadece ülkedeki adalet değil aynı zamanda ilahi adalet olarak nitelendirilen adalette mevcut!)

Şimdi şunu düşünebilirsiniz, İslam dini ile değersizleştirilmenin ilişkisi nedir? Diye. Hemen cevaplandırayım. İslam tarihi incelendiğinde, İslam dininin insanlara değer katarak onları dine ısıtmış olduğunu göreceksiniz. Kölelere, kadınlara, aşireti olmayan ailelere vb. değer katarak İslam dini çok hızlı bir yükselişe geçmiş ve dönemin bütün insanları tarafından ilgiyle karşılanmıştır.

Yapılan birçok bilimsel ve bilimsel olmayan saha araştırmaları gösteriyor ki İslam dini ülkemizde, maalesef giderek geriliyor. İnsanların sadece kendinin Müslüman olarak takdim etmesi nicel bir durumdur, bu sizi yanıltmasın. Peki neden yüzyıllarca ve hatta günümüzde bile İslam sancaktarlığı yapan bu ülkede İslam dini ve Allah’a olan inanç geriliyor?

Bence bunun nedenleri;

  • Toplumda dalga dalga yayılan insanı değersizleştirme politikaları
  • Eğitim sisteminin ülke ihtiyaçlarından ziyade, politik bir oyun sahası haline getirilmiş olması
  • Hem ilahi adalete hem de ülke adaletine olan güvenin önemli derecede zedelenmiş olması
  • Küreselleşmenin ve ölçek ekonomisinin devamlılığı için insanın artık sadece bir obje olarak görülmesi
  • Toplumun iletişim çağına ayak uyduramaması
  • Nesiller arası illiyet bağının tamamen ortadan kalkması
  • Toplumu oluşturan; çocuk, genç ve yaşlıların kendi yaş grubunun getirmiş olduğu özellikleri kabul etmemesinin bir sonucu olarak toplumsal rehberliğin kopmuş olması.

Ben bu maddeler içerisinde en çok adalete ilişkin olanına dikkat çekmek istiyorum. Bir kişi haksızlığa uğradığını düşündüğünde, önce ülkedeki adalet sistemine başvuruyor (Bazen de başvurmadan sadece sinesine çekiyor) vicdanını rahatlatan bir sonuç olmayınca ilahi adalete sığınıyor ancak ilahi adalette maalesef çok geç tecelli ediyor ve bunu çoğu göremiyor bile! Artık bu noktaya gelmiş bir kişiyi siz İslam’a gel huzur bul diyemezsiniz. Çünkü ne ülke adaleti ne de ilahi adalet tecelli etmedi!

Ülke adaletinin tecelli etme(me)si anlaşılabilir bir durum peki ilahi adalet neden tecelli etmiyor veya çok geç tecelli ediyor? Bu sorunun cevabını Kuran-ı Kerimde Muhammed Suresi 7. Ayetinde, “Ey iman edenler, eğer siz Allâh(ın dinin)e yardım ederseniz (Allâh da) size yardım eder; ayaklarınızı sağlam tutar”.

Umutlarla nice güzel yarınlara…

 

 

DEĞERSİZLEŞTİRİLMİŞ BİR TOPLUMDA İSLAM DİNİNİN YERİ HAKKINDA

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin