BİR DELİNİN KALEMİNDEN

VERGİ SİSTEMİ VE VERGİ ADALETİNİN SAĞLANMASI HAKKINDA

Evet dostlar, deliliğimin bana verdiği yetkiye dayanarak konudan konuya atlıyorum ve bu haftada size vergi ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Vergi, Devletin kamu giderlerini karşılamak amacı ile toplumu oluşturan Gerçek ve Tüzel kişilerden, iktisadi güçlerine göre, karşılıksız ve zorunlu olarak aldığı ayni ve/veya nakdi değerlerdir.

Ülkemizde Vergiler, genel olarak, Gelir üzerinden alınan vergilerden, Harcama üzerinden alınan vergilerden ve Servet üzerinden alınan vergilerden, olmak üzere üç farklı kaynaktan alınırlar.

Ülkemizde toplanan vergilerin yaklaşık yüzde 32’sini Gelir vergileri oluştururken, Harcamalar üzerinden alınan vergiler yaklaşık yüzden 66’sını ve Servetten alınan vergiler yaklaşık yüzde 2’sini oluşturmaktadır.

Dikkat edilirse harcamalar üzerinden yani vatandaşın normal yaşam sürecinde yapmış olduğu alış-verişlerden alınan vergiler toplam vergilerin yaklaşık yüzde 66 oluşturmaktadır. Peki bu adil midir? Bence HAYIR.

Gelelim benim vergilendirme önerime. Bence Gelir Vergisi, ülkemizde toplanan vergiler içerisinde en fazla paya sahip olması gerekmektedir. Gelir üzerinden alınan vergilerin toplam vergi içerisindeki payının artması vergi adaleti açısından son derece önemlidir.

Gelir vergileri, gerçek kişilerden alınan gelir vergisi ve Tüzel kişilerden alınan kurumlar vergisi olmak üzere iki farklı kişilikten tahsil edilmektedir. Kurumlar vergisi oranı ülkemizde yüzde 20 olarak uygulanırken gerçek kişilerden alınan vergilerde basamak sistemi olarak adlandırılan, kazanca göre en alt basamaktan en üst basamağa kadar gidebilen bir şekilde uygulanmaktadır.

Gelir üzerinden alınan vergilerin, toplam vergiler içerisindeki payını artırmak için neler yapılmalı? Öncelikle, gelir vergilerinde belirlenen oranlar düşürülmeli sonrasında gelir elde eden bütün gerçek ve tüzel kişilerin vergilendirilmesi sağlanmalıdır.

Vergide adaleti sağlamak açısından vergilerden kaçınmaya imkan veren bütün kanun maddeleri revize edilmelidir ayrıca çok etkin bir vergi denetim sistemi getirilerek vergi kaçırmanın önüne geçilmelidir. Vergi kaçırmaya yönelik verilen cezalar artırılmalı sadece para cezası değil aynı zamanda hapis cezası getirilmeli ve ikisi aynı anda uygulanmalıdır. Vergi kaçırmadan kaynaklı verilen hapis cezalarında, hiçbir şekilde indirim yapılmamalı, af kanunları kapsamına alınmamalı ve Cumhurbaşkanının yetkisini kullanarak af etmesi mümkün olmayan ceza olarak kanunlaştırılmalıdır.

Vergi kaçırmanın önlenmesinde Mali Ajan (Evet yanlış yazmadım vergi müfettişi veya vergi denetmeni değil Mali Ajan) sistemi geliştirilmelidir. Hali hazırda vergi denetmenleri, maliye bakanlığına bağlı baş denetmenler tarafından eğitilmekte ve denetimlere hazırlanmaktadır. Benim önerime ise, vergisel boyutlarını maliye bakanlığı anlatırken mali ajanlık eğitimlerinin MİT tarafından yapılmasıdır. Vergi ajanlarının alacağı ücretler iki kaynaktan sağlanmalıdır. Birinci kaynak devletin hazinesinden her ay sabit tutarlı maaş ve ikinci kaynak olarak kesilen cezalar üzerinden belirli oranlarda primlerden sağlanan kaynaktan oluşmalıdır.

Bütün hazırlıklar yapılarak sistem kurulduktan sonra, gelir vergileri üzerinden alınan vergilerin oranları düşürülmeli hem kurumlar vergisinden hem gerçek kişilerden alınan gelir vergilerinde basamaklı sistem getirilmelidir. Çok etkin ve yaygın bir denetim mekanizması ile bütün vergi mükellefleri denetlenmeli herkes kazancı oranında vergilendirilmelidir. Gelir vergisinin kapsamı sokakta simit satan simitçiyi dahi sisteme dahil edecek şekilde tasarlanmalı ve uygulanmalıdır!

Gelir vergilerin toplan vergiler içerisindeki payı artıkça harcamalar üzerinden alınan vergilerin oranları düşürülmeli hatta birçok ürün, özellikle temel gıda ve eğitim, vergi kapsamı dışına çıkarılmalıdır.

 

 

VERGİ SİSTEMİ VE VERGİ ADALETİNİN SAĞLANMASI HAKKINDA

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin