RAMAZAN YILDIRIM

LİSTE GRİ BİZ SİYAHIZ

Bu hafta ülkemizin gri listeden çıkarıldığı müjdesiyle uyandık. Niyeyse bana ne düşüyorsa bilmiyorum ama ben de buna sevindim.

 

Hangi ara gri listeye nasıl girdik ve nasıl çıktık bunlar beni aşar. Beni en çok alakadar eden ülke içinde bir renkli liste yapsak şehrimiz gri listede mi kara listede mi yoksa beyaz listede mi olur?

 

Geçmişte ülkemizde huzur ve güven limanı olan şehrimiz fiziki yapısıyla da kimyasıyla da bizi şaşırtıyor. Herkes her olayda vekillere laf sokuyor ama hiç kimse ne STK’lara ne bir kuruma ne hükümete ne belediyeye hiç bir sorumluluk yüklemiyor.

 

Uyuşturucu gençlerimizi esir almış. Her gün ölümlü ya da yaralanmalı kavgalara şahit oluyoruz. İntihar deseniz oldukça çok var.

 

Yolsuzluk susuzluk kaderimiz oldu bu konuyu yuttuk. Hatta medya olarak yapılamayan yamalı yollara rağmen belediyemizin aldığı Yol Yama Robotuyla şov yaptık ama yine de yama konusunda dımdızlak kaldık.

 

Ülkemizin gri listeden çıkışına sevindik ama şehrimizin paldır küldür kara listeye yuvarlanışı bizi umutsuzluğa ve huzursuzluğa gömüyor.

 

Basında ilimizle ilgili çeşitli dolandırıcılık hikayeleri dolaşmasına rağmen hiç bir kurum hiç bir kuruluş ne üstüne alınıyor ne bir açıklama yapıyor. Sanırsınız bu şehrin tüm kurumları mükemmel ve mübarek hep halk yalpalıyor.

 

Tüm bu olumsuzluklara rağmen İl Gençlik ve Spor Müdürümüz Abdulsamet Eren ve tüm ekibi çok ciddi çalışmalarla her alanda her dalda organizasyonlar yapmakta. Şehrimize yeni parkurlar yeni spor alanları kazandırmak için çok gayret etmekte. Her gencimizi etkinliklere katmak için maksimum performans sergilemekte.

 

Stadyum Genç Ofis Projesi benim bittiğim nokta. Müdürümüzü takdir ediyorum alkışlıyorum bu koştuğu yolda durmamasını hatta soluklanmamasını arzu ediyorum.

 

Bu çalışmaların ve spor alanlarının Elazığ’ın her yerine ve her ilçesine yayılmasını böylelikle gençliğimizin sağlıklı gelişimini temenni ediyorum.

 

Eğitimdeki ilericilik ve emeklilikle ilgili ne kadar geri olduğumuzu anlatan bir konu daha var.

 

Çiftlik Bank’ın kurucusu Mehmet Aydın ( Tosuncuk ) Edirne F Tipi Cezaevinden avukatı aracılığıyla bir röportaj  vermiş. Röportajında cezaevi şartlarını ülkemizdeki yaşam koşullarıyla kıyaslamış. Cezaevi Yemeklerinin KYK Yurtlarından bin kat daha iyi olduğunu ve kendisinin emeklilerden daha iyi şartlarda yaşadığını belirtmiş. Bir de  tüyo vermiş keşke şirketine Çiftlik Bank demeseymiş.

 

Algıladığım halkı dolandırması  değil de firmanın adının sonundaki Bank kelimesi  resmiyette tosuncuğu suçlu kılmış. Bank kelimesinden olmasa tosuncuk tereyağından kıl çekercesine bu işten yırtabilecekmiş.

 

KYK öğrencisinin yemeği yiyilmeyen cinsten emeklinin maaşı kabul edilemeyecek türdenmiş. Tutuklu ve mahkûmlara iyi davranmak güzel olmakla beraber onlara yarınlarımız olan öğrencilerden ve ülkemizin vücut bulmasında pay sahibi olmuş emeklilerimizden daha iyi yaşam şartları sunulmamalı.

LİSTE GRİ BİZ SİYAHIZ

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin