RAMAZAN YILDIRIM

MOTTOMUZ “FİSKOS DEDİKODU”

Şöyle kocaman bir kitap var muhtemelen denk gelmişsinizdir.

“Kadınları Anlamak “ cilt – 1 sanal medyada dolaşan. Kadın gerçekten bu kadar girift mi? Anlaşılır bir varlık değil mi? Yoksa çok komplike bir yaratık mı? Bu konuda iddiada bulunmak non stop beyhude. Hem kadınlara göre kendilerine yüklenen tüm bu özellikler erkeklerin abartılı safsatası.

Mevzu fiskos ya da dedikodu olunca boyut değişmekte. Bu konuda erkeklerin işi abartmadığına dair çoğunluk hemfikir. Fiskos ve dedikodu devre göre şekli değişimler göstermiş olsa da içerik olarak hiç değişmeden geçmişten bu güne süregelen kadim kadın gelenekleridir. Bana göre ilk dedikodu bir vesileyle aynı ortamı paylaşan üç kadından birinin o ortamdan ayrılmasıyla diğer iki kadın arasında geçen ilk diyalogdur.

Dedikodu ile fiskosun çekiciliği, süregelişi edebi ya da bilimsel niteliklerinden, söylem kalitesinden kaynaklanmamaktadır. Kişi dedikodu yaparken birisiyle ilgili duyduğu, gördüğü ya da bildiği bir şeyi kendi hisleriyle harmanlayıp direk suçlanamayacağı ya da yadırganamayacağı bir dille ortama iletir. Dedikodu sıradan ve basit gibi görünse de kadınlara inanılmaz hazlar veren çok önemli bir terapi yöntemidir. Üzücü olan hala şehrimizde ve ülkemizde bu terapi metodunun farkında olmayan çok sayıda psikologla sosyoloğun bulunması.

Fiskosa gelince dedikodudan bir tık daha fazla mahremiyet içeren topluluk yerine sadece kanki ya da çok samimi kadınlar arasında dönen özel ve sükseli dedikodudur. Fiskosu afilli kılan sözcüklerin aksine fısıltı grubunun konuşurken takındığı tavır ile ortamdaki diğer kadınların kabarttığı kulaktır.

Kadınlar da şunu bilmelidir ki hiç bir fiskos gizli kalmaz. Sadece kulaktan kulağa yayılırken ağızdan ağıza aldığı şekille ilk gizemi ve ilk heyecanı koruyamaz.

Peki dedikodu ve fiskos nasıl karşılanmalı. Kişinin yüzüne söylenmeyecek ve kişinin hoşlanmadığı şeyler olduğu için bu iki konuda aslen hoş değil. Hatta dinimizce de yasak.

Kültürel gelişmişlik, kadınların uğraş alanlarının bol olması, zanaat dedikoduyu fiskosu bir nebze azaltır ama  gelin  görün ki bizler gibi dini idrakı  sadece başkalarını sömürme, başkalarını kınama olan maddi olanak ve refaha kısmen ulaşmış medeniyetin gerisinde kalmış erkek eğemen toplumlarda bu gelenek yaşatılmalı. Aile hayatı tatlı tebessümler ve samimiyet içerenler hariç her kadın için fiskos ve dedikodu her derde deva bedava terapi yöntemleridir.

Kadınlarımız da bunun farkında olmalılar ki cemiyet hayatı olmayanlar çay, kısır ve gün partileriyle bu geleneği daha alımlı kılıyorlar. Medya magazinle bu işe ışık saçıyor.

Bu arada Elazığ Spor dişiyle tırnağıyla kazıyarak bir inanılmazı başararak şaibesiz lekesiz bir şampiyonlukla 2. Lige yükseldi. Futbolcusundan seyircisine, teknik heyetinden yönetimine katkısı olan her siyasiye iş adamımıza teşekkür ediyorum. Bu güzel takıma da bu ligde oyalanmadan direk 1. Lige çıkış diliyorum.

MOTTOMUZ “FİSKOS DEDİKODU”

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin