RAMAZAN YILDIRIM

SİYASET VE BASIN

İltifat marifete tabi olduğu gibi marifetsizlik de yergiye, hicve hacze layıktır.

Erdemli toplum ve bireylerde bu yaşanırken erdemini yitirmiş, sözde kahraman özde yalaka birey ve toplumlarda iltifat marifeti alt etmiş makama mevkiye ram olmuş. Bu tarif bize ve basınımıza tam uymakta.

Eskiden medya ve basının hepsi aynı haberi yaparlardı. Herkes o haberi kendi ideasına, kendi dünya görüşüne göre sunardı. Şimdilerde durum farklılaştı. Haber yapmak ehemmiyetini yitirdi. Haber yaptırmamak, örtbas edebilmek, trollarla  haberciyi yıpratmak, alelacele gündemden düşürebilmek önem kazandı.

Doğru haberciliğe kan kaybettirmekle yetinilmedi can kaybettirildi.

Peki ne oldu da olay böyle oldu? Basın ve medya camiası yalanı mı sevdi? Doğrudan mı tiksindi? Ne oldu?

Sosyal medya ahlakımızı, değerlerimizi, erdemimizi yer ile yeksan etti. Dijital gelişim, sosyal medya platformları, sanal alem basın ve medyanın çapı üssel olarak büyüdü.

Halkın menfaati yerine küreselci politikaları benimseyen iktidarlar, hükümetler, yöneticiler, kurum  amirleri çok güçlendiler. Dolayısıyla biz vatandaşlar değerlerimizi yitirdik, medya daha çok bilgiye sahip oldu, güç makamları da daha çok olanak ve paraya kavuştu.

Hazır değer yitimiyle birlikte ahlaksızlık normalleşmiş  zihinlerimiz ahlak yoksunluğunu kabul etmişken siyaset makamı, kurumlar, bürokratlar ile medya arasında fevkalade paracı menfaatçi, çıkarcı, maddiyatçı ilişkilere kapı aralandı.

Basın sorunları gündeme getirme yerine yöneticilere piarı kendine görev addetti. Yöneticiler de basının bu jestini maddiyatı güçlü maneviyat ödülleriyle  ödüllendirdi.

Belli haberler sansürlenmeye belli haberler pompalanmaya başladı. Habercilik yerini algı ve manipülasyona bıraktı. Bu olayın dozu o kadar arttı ki durumun vehameti bütün evhamların çok çok üstüne çıktı.

İktidar kendi medyasını muhalefet kendi medyasını oluşturdu. Kim nerede daha baskın olduysa o orada yolunu buldu.

İster buna demokratik hak diyelim isterseniz başına yavşama sıfatları getirelim olan oldu.

Son günlerde Elazığ haber sitelerinden birinde Elazığ Belediyesinden basına aktarılan paralar gündem oluşturdu. Ordaki 6 – 7 haneli rakamlar benim dikkatimi çekti. Şahsen bana çok geldi ama burada ben ve benim gibiler yanılmış olabiliriz. Sonuçta basının da bir emek piyasası var. Belki o paralar basının emeği kadar belki de daha az.

Hem basın maddi açıdan bu kadar verimli bir sektör ise üniversite sınavlarında çocuklarımıza basın bölümlerini tercih etmelerini salık verelim.

Ben zihnimizdeki bu spekülasyonların  huzur bulması, siyasetin bu pis lekeden kurtulması, basının kiralık olmadığını ispatı için şehrimizde ve ülkemizde her kurumun hangi basın kuruluşuna ne ödediğini halka açıklaması gerekir diye düşünüyorum.

Biliyorum bu tarz şeylerin gizli kalması kirli olan basının da kirli siyaset kurumlarının da işine gelir. Temiz siyaset kurumları ve basın kuruluşları bu işten muzdarip olup olanın bitenin açıklanmasını temenni ederler.

Vatandaş her konuda olduğu gibi bu konuda da hesap ekstresini inceleme gereği duymazsa yine ve yeniden ülkemize şehrimize geçmiş olsun.

 

SİYASET VE BASIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin