SELAHADDİN CANPOLAT

PAYLAŞTIKÇA DOYUMA ULAŞILAN, BİR RAMAZAN AYINI DAHA GERİDE BIRAKIRKEN

“Sevgili dostlar;

“Çok kıymetli takipçilerim, değerli okurlarım, sizlerle her hafta olduğu gibi bugünde yine insanı, insanlığı, kardeşliği pekiştiren Ramazan ayı, oruç ayı gibi hepimizi derinden ilgilendiren yeni bir konu ile buluşmanın tekrar mutluluğunu yaşıyorum..

“Sevgili dostlar ve kıymetli kardeşlerim;

“Öncelikle 2023 yılında bir kez daha ramazan ayına kavuşmuş olmanın mutluluğunu hep birlikte yaşarken bu ayın milletimiz devletimiz ve bütün dünyaya barış ve huzur getirmesi için dünya müslümanları olarak Yüce ALLAH’ a dualar ettik. Ramazan ayının bitmesinin arefesinde tüm dünya müslümanlarının bu ayda yaptığı başta oruç ibadeti olmak üzere tüm insani yardımlarını ALLAH kabul etsin, diyerek Ramazan’ın önemi ve bereketinden bahsedeyim….

“Sevgili dostlar;

“Orucun önemine binaen Peygamber efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur. Oruç tutanın iki sevinme anı vardır. Birincisi iftar zamanı açlık ve susuzluğu giderildiği zaman diğeri ise Allah tarafından ahirette karşılığını verildiği zamandır diye buyuruyor. Bir başka açıdan bakıldığında binlerce faydası olduğunu bilmekteyiz. Orucun diğer bir faydası da oruç kötülüklere karşı bir kalkandır. Oruç ibadeti bize dünyada ve ahirette çok önemli kazançlar sağlamaktadır. Allah cümlemizin orucunu ve ibadetlerini kabul, makbul ve mübarek eylesin. Oruç ayını bize huzuru mahşerde şefaatçi eylesin… Ve tüm okurlarımı, takipçilerimi, insanı insanlığı nice ramazanlar da buluştursun duygusunu vurgulamak istiyorum..

“Sevgili dostlar ve kıymetli kardeşlerim;

“Konuyu farklı açılardan değerlendirelim;

“Ramazan ayı, yani oruç ibadeti, Allah’ın, tüm insanlardan sakınılmasını emrettiği şeylerden sakınmasıdır. Özetle orucun kısa tanımı şudur, tan yerinin ağarmasından güneş batıncaya kadar, oruç bozucu şeylerden bilerek imsak etmeye kaçınmaya “oruç” denir. Oruç, sadece Müslümanlara mahsus bir ibadet değildir. Hz. Âdem’den itibaren bütün peygamberlere ve ümmetlerine oruç farz kılınmıştır. Oruç insanı tabiri caiz olursa rektefe, yenilenme, arınma, ve düşünmenin, bir şeyleri idrak etmenin fırsat ayıdır. insanlar için telaşın, hareketliliğin ayıdır ve  adıdır. Oruç ayının isimi bir aydır ve o da Ramazan ayıdır. Bu ayda insanlık olarak bize anlam katan kendimize yüklediğimiz değerler ve gerçekleştirdiğimiz her türlü ibadet eylemlerimizdir.  insanlar olarak bu rahmet ve mağfiret ayında rahmetinden faydalanan yapan ibadetle geçirenler  şaha varacaklardır.. Ne mutlu siz kıymetli okurlarıma ve değerlendirenlere..

“Sevgili dostlar ve kıymetli kardeşlerim;

“Ramazan ayı sadece oruç, iftar, teravih ayı değildir. Bu ayda o kadar çıkaracağımız büyük dersler vardır ki, bu ayı öncesinde karşıladığımızda farkındalık ve değişime de hazır olmalıyız. Oruç ayı gibi bir ay da önce kendimizi fark etmeliyiz. Varoluşumuzun, insan olmanın ayrıcalığını tatmalıyız. Toplum olarak genelde zamanı çoğunlukla hor kullanmaktayız. Öyle ki Zaman su gibi avucumuzdan akıp gidiyor. İşte oruç yani Ramazan ayıda bir ay gibi belli bir zaman dilimidir. Bu ayı her türlü ibadetle değerlendirip sonsuz manevi doyuma ulaşmakta bizlerin elinde olduğunu ve yaklaştığımız son günlerde arefesindeyiz…

“Sevgili dostlar ve kıymetli kardeşlerim;

“Oruç tutmak sadece belli zaman içerisinde aç kalmak değildir. Sabır demektir, aç olanı anlamak demektir, nefsi terbiye demektir, sağlık açısından vücuda istirahat şansını vermek demektir, her şeye şükretmek demektir, en önemlisi ise paylaşmak demektir. Bu sebepledir ki; Oruç tutmanın pek çok anlamı bulunması yanısıra. orucu layığıyla tuttuğumuzda hissettiğimiz mutluluğun hiçbir hazzı ve  karşılığı başka bir şeyde bulunmamaktadır.. Belki önemsiz gibi görünse de bu oruç ibadeti ayında kilolarımızdan da bir şekilde hep birlikte kurtulmalıyız. İnsanlığı tesiri altına almış şeytanı bir kenara iterek vicdan, merhamet, adalet eksikliğinin bizlere verdiği ağırlıkları üzerimizden atıp kuş gibi hafiflemeliyiz. İnsanlık olarak hepimizin de bildiği üzere en önemli konuda yiyecek içecek yani gıda israfıdır. Oruç tutuyoruz diye  çeşit çeşit yemekler yapıp, ihtiyacımızdan fazla yemekleri sofraya serpiştirmek çok doğru bir harekat değildir. Ramazan ayı ruhumuzu hafifletmenin yanında bedenimizi de hafifletme fırsatıdır. Midemizi zorlamamak hem bedenimiz, sağlık hem de kesemiz açısından faydalı bir durumdur. Bu ay fakir fukara, garip gurebayı yani olmayanı anlama ayıdır. Sofraları fazla doldurmakla bunu anlayabilmemiz mümkünmüdür? Bu  davranışlar aynı zamanda büyük israf olduğu kadar da dinimizce haram kılınmıştır… Bu nedenlerdir ki, neredeyse bitmek üzere olan Ramazan ayını geriye dönüp bu saydığım önemli vurguları gözden geçirmemiz gereklidir…

“Sonuç olarak unutmayalım ki;

“Ramazan ayının bitimine ramak kala arefesinde olduğumuz, Oruç tuttuğumuz bu mübarek ramazan ayı’nda unutmamamız gereken bir diğer hususlar ise; Zekât, Fitre ve Sadaka’dır. Bu durumda Fakir fukara, garip gureba yani İhtiyaç sahibi tüm kardeşlerimize elimizden geldiği ölçüde yardımlarda bulunmalıyız. Doğru olmak, dürüst olmak, yardımsever olmak, paylaşmak gibi önemli alışkanlıklarımızı sadece bu aya mahsus değil; her zaman korumalıyız. Her zaman aynı şekilde görüp gözetmeliyiz . Mübarek Ramazan Ayı’nın tüm İslam Alemi için, ülkemiz ve tüm insanlar için tüm okurlarım ve takipçilerim için hayırlara vesile olmasını, hayırlar getirmesini  Allah’tan niyaz ediyorum. Allah en kısa zamanda bizleri tüm dünyanın da yaşadığı ekonomik ve sağlık konusunda bu zor durumdan, ferah günlere kavuşmayı, aynı zamanda adaletsiz bencil duygulardan arındığı, elden geldiğince sofrasını paylaştığı, paylaştıkça doyuma ulaştığı, bedenen ve ruhen tuttuğu tüm oruçlarının kabul olması dileğiyle… şimdiden Hayırlı bayramlar diliyorum… vesselam……

“Bir diğer hafta başka güzel konularda buluşmak dileğiyle….

 “Kul Selahaddin CANPOLAT”

PAYLAŞTIKÇA DOYUMA ULAŞILAN, BİR RAMAZAN AYINI DAHA GERİDE BIRAKIRKEN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin