SELAHADDİN CANPOLAT

RAHAT VE HUZUR İNFAKTADIR…

“Çok kıymetli takipçilerim, değerli okurlarım, sizlerle her hafta olduğu gibi bugün de insanı insanlığı ilgilendiren yepyeni bir konu ile tekrar buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum..

“Sevgili dostlar;

“İyiliğin olduğu yerde; merhamet, şefkat, sevgi, saygı, mutluluk, sevinç ve huzur bulunur. İyilikte asla cimrilik bulunmaz. Bunun tam tersine cömertlik bulunur. İnsanlar birbirlerine; hem iyi davranır, hem de birçok konuda yardım eder. İyilik; o kadar güzel bir şeydir ki; iyilik olmazsa bu dünyada yaşamanın bir anlamı da kalmaz. Bu yüzden iyiliğin ne kadar önemli bir şey olduğunu unutmamalıyız. İyilik herkes için çok önemlidir. Bu nedenle iyiliğin değerini bilmeli ve çevremizdeki herkese iyilik yapmalıyız. Yardıma ihtiyaç duyanlara yardım etmeli, büyüklerimizi sevip saymalı ve küçüklerimizi de sevmeli ve korumalıyız. Çünkü iyilik çok güzel bir şeydir.

“Sevgili dostlar;

“Konuya değişik bir bakış katarsak; “Ne verirsen elinle o gider seninle” bu ifadenin dini ve manevi anlamı şudur; bu dünyada yapılan her iyiliğin her kötülüğün öldükten sonra da bir karşılığı olduğunu ifade etmesidir. İslam dininde cennet cehennem kavramı inancın temelinde vardır. Bu nedenle de  ‘o gider seninle’ ifadesi günah ve sevap kavramları ile ilgilidir. Bu sözün anlamı şöyledir. Bir insanın yaptığı tüm iyiliklerin mutlaka bir karşılığı olduğunun bir ifadesidir. Bir insan iyiliği tüm kuralları ile birlikte yaptığı işlerin mutlaka bir gün karşısına yine iyilik olarak çıkacağı bu sözünde anlatılmaktadır. İyiliğin karşılıksız kalmadığı gibi kötülüklerinde bir karşılığı olduğu da yine verilen mesaj içerisinde yer almaktadır. O, halde şu üç günlük dünyamızın son anını son dakikasını veya son nefesini yaşarken; infak tan başlayayım…

“Sevgili dostlar;

“İnfak, Allah için malından, parasından, ürününden harcamak demektir.  Hem ramazan ayı hemde kurban ayında Allah’ın bize emanet olarak verdiklerinden bizler de ihtiyaç sahiplerine gönül rahatlığı ile vermeliyiz. Biz hiç birşeyin sahibi değiliz, Malda mülkte Allah’ ındır. O kendi ihsanından bizlere veriyor ve ihtiyaç sahiplerini gözetmemizi istiyor. Allah bizlere Zekat, fitre ve kurban ile ihtiyaç sahiplerine ulaşmamızı emrediyor. Dinen bu ibadetleri yapabilecek konumda olan bizler, fakir fukarayı gözetmek durumundayız. Aksi halde günah işlemiş oluruz. Özellikle zekat çok önemlidir, zekat verebilecek durumda olup dinen zengin sayılan biz insanlar, fakirin hakkını Allah’ın rızasını gözeterek vermek zorundayız. Bu yapılanlar dışında bir de insanın gönlünden geçerek, ihtiyaç sahiplerine yardımcı olması durumu vardır ki, o da infaktır. Allah cc buyuruyor: Allah kendi yolunda infak etmemizi. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmamamızı Amellerimizin hepsinin en güzeli olmasını emrediyor. Allah iyilik yapanları hayır hasenat, amel’i salih işleyenleri sever.

“Sevgili dostlar;

“Allah için İnfak etmekten, Allah için vermekten uzak durursak kendi ellerimizle kendimizi tehlikeye atarız.  Aldığımız nefes bile bizim değilken biz niye Karun gibi veya onun izinden gidenler gibi.. zengin olma derdine düşüyoruz. Zenginlik ayıp değildir fakat hakkını da vermek gerekir. Hakkını vermek de yoksulu, fukarayı gözetmekle, onların hakkını vermekle olur. İsraf içinde lüks içinde şatafatlı yaşamakla Allah’ın rızasına ulaşamayız. Hz.Ebubekir çok zengin biriydi. Varını yoğunu Allah için harcadı, Müslüman en güzeline layıktır. ihtiyaç sahiplerine elinden geldikçe ihtiyaçlarını karşılamak bir Müslüman olarak aslı görevimiz olmalı, hayır hasenat sahibi bir insan olarak yaşarsak, Allah’ın bizlere verdiği zenginlik emanetinin hakkını veriyoruz demektir. Böyle zenginlerimize ne mutlu Fakat bu zorunlu  ibadetleri yapmayanlar da hatırı sayılır derecededir. Zaten zekat, fitre ve kurban ibadeti hakkıyla yapılabilse, toplumda ihtiyaç sahibi insan kalmaz. “Namaz, bizi yolun yarısına; oruç, Sadaka (infak) ise, mülkün sahibi Allah huzuruna çıkarır.” Hz Ömer kendisi bu konuda hassas olduğu gibi zenginlerden de bu hassasiyeti isterdi. Onun zamanında insanlar zekat verecek insanları bulmakta zorlandıklarını biliyoruz. Neden derseniz, çünkü herkes üzerine düşeni dürüstçe yapıyordu da ondan. Rahat ve huzur infaktadır, Allah için harcamaktadır. Bizim bir verdiğimize Allah en az on veriyor, bundan daha karlı alışveriş olabilir mi?

Unutmayalım ki; Allah’ın rızası; fakirin, yetimin öksüzün, masum ve mazlumun yanındadır. Az çok demeden gerekirse, Efendimiz (s.a.v.) in ifade ettiği gibi , yarım hurma ile bile olsa tasadduk etmeliyiz. Bazen verilen bir lira bin liradan bile daha kıymetli olabilir. Biz yine de verirken elimizi korkak alıştırmayalım. Ne verirsek elimizle o da gider bizimle. Kefenin cebi yok, kimse bu dünyadan salih amel ve sadaka’i cariye dışında bir şey götüremiyor. Dünya malı dünyada kalıyor asıl yatırım ahirete yapılandır.

“Sonuç olarak;

“Peygamberimiz efendimiz S.A.V Döneminde “Bir adam ‘bu gece sadaka vereceğim’ der ve gidip sadakasını bir fahişeye verir. Halk, ‘Bu gece bir fahişeye sadaka verildi’ diye dedikodu ederler.. Sadaka veren adam ise, ‘Allah’ım! Fahişeye verdiğim sadakadan dolayı sana hamd olsun der. Bu gece de bir sadaka vereceğim’ der ve gidip sadakayı bir zengine verir. Bu sefer de, ‘Bir zengine sadaka verildi’ diye dedikodu ederler. Adam, ‘Allah’ım! Zengine verdiğim sadakadan dolayı sana hamd olsun der. Bu gece de sadaka vereceğim’ der ve gidip sadakayı bir hırsıza verir. Yine, ‘Hırsıza sadaka verildi’ diye dedikodu yaparlar. Adam, ‘Allah’ım! Hırsıza verdiğim sadakadan dolayı sana hamd olsun” der. “O, sadakaları veren kişiye şöyle denildi: Verdiğin sadakalar kabul edildi. Ancak, fakat, lakin, belki de  verdiğin sadakalar sayesinde o fahişe fuhuştan vazgeçecek, belki o zengin senden ibret alacak ve Allah’ın kendisine verdiği maldan infak edecek, belki de o hırsız hırsızlıktan vazgeçecek. Vah vahhh ne kadar hamd etsek azdır…

“O, nedenlededir ki; Mülk Allah’ındır, biz insanlar ise sadece mülkün bekçileriyiz. Yâni mülk üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine sahibiyiz. Mülkün sahibi sadece ve sadece Allah’tır. Tasarrufta bulunana kula tasarrufu altındaki malda fakirlerin de haklarının bulunduğunu bizlere bildirmiştir. Vesselamm

“Bir diğer hafta başka güzel konularda buluşmak dileklerimle…

 “Kul Selahaddin CANPOLAT”

RAHAT VE HUZUR İNFAKTADIR…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin