YAŞAR KURŞUN

HERŞEYE RAĞMEN HERKESE MERHAMET

Herşeyini kaybetsen de merhametini kaybetme.

“Merhamet” insanı insan yapan, en önemli duygudur…

Herseyini kaybetsen de, İnsan tarafını kaybetme.

Seni sen yapan sadece,’

‘O’ insanı duygudur…

Değerli şairimiz, Bedirhan Gökçe ‘nin bu duygusal şiiri ile başladık bu haftaki köşe yazımıza…

İnsanı güzelleştiren, özelleştiren, faydalı kılan, bencilliğinden arındırıp toplumsallaşmasını sağlayan, insanın önemli hasletlerinden biridir merhamet. Toprağın bire bin vermesi, yağmurun bereketi; karın saflığı, beyazlığı suyun berraklığı, çayın sıcaklığı, çiçeğin kokusu,  kuşun uçuşu, dünyanın hala dönüşü,  merhametle değilmidir değerli okurlarımız?

İnsanlar bazı olaylar karşısında üzülür, bazen sevinir, bazen de içinde acıma duygusu belirir.

Günlük yaşantımızda bazen zor durumda olan insanlarla karşılaşabilir ve bu insanlara karşı içimizde yardım etme duygusu belirebilir.

Bu duygu insanların sahip olduğu en güzel, en yüce duygulardan birisidir.

Yaşam uğraşında felaketle karşılaşanlara, zor durumlarda kalanlara, maddi sıkıntı çeken, herhangi bir engeli veya hastalığı olan, bakıma muhtaç kimselere merhamet duyguları ile yaklaşmak bir görev olmalıdır. Çünkü “İnsanlık merhamet üzerine kurur”. “Merhametini kaybeden, insanlığını da kaybeder”.

Merhamet ile ilgili Hadîs-i şerîflerde şöyle buyrulur:

“Merhamet edenlere Rahmân olan Allah Teâlâ merhamet buyurur. Yeryüzündekilere şefkat ve merhamet gösteriniz ki, gökyüzündekiler de size merhamet etsin.” (Tirmizî, Birr, 16/1924)

“Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” (Buhârî, Edeb, 18; Müslim, Fedâil, 65)

“Merhamet, ancak şakî olanın kalbinden alınır.” (Tirmizî, Birr, 16/1923; Ebû Dâvûd, Edeb, 58/4942)

Merhamet ile okuduğum çok duygusal bir hikayeyi yazarak yazımı sonlandıracağım…

Ahmet kendi halinde yoksul bir ailenin beş çocuğundan en büyüğüydü.

Yaşı her ne kadar daha 17 olsa da omuzundaki yük ve sorumluluk, ailesini bir arada tutmak İçin onu olgunlaştırmıştı. Babasını erken yaşta kaybeden Ahmet annesi İle birlikte yaşıyordu. Annesi İle birlikte çalışıyor ve ailelerinin geçimlerini sağlıyorlardı.

Ahmet okumak istemedi.

Annesi her ne kadar  onun okuması İçin çaba sarfetse de o çocuk yaşta çalışmaya atıldı. Ama kardeşlerinin okumasını çok istiyordu. Günlerden bir gün annesi İle birlikte çalıştıkları temizlik şirketinin bulduğu bir evde temizlik yapıp eve dönerken sokağın köşesinde yaşlı bir kadının oturduğunu farketti. Annesine kadını gösterince annesi çantasından çıkardığı bozuk parayı kadına verdi. Kadın öylesine sevinmişti ki.

Belli ki çok ihtiyacı vardı. Soğukların giderek arttığı bu günlerde sokakta kalmak çok korkunçtu. Ahmet’in yüreği cız etti. Annesine döndü ve “Anneciğim bari bu gecelik bizim eve gelse olmaz mı, bahçede eskiden odunluk olarak kullandığımız küçük tek oda bir yer var. Güzelce yemek de veririz” dedi.

Annesi hem kendi durumlarını düşündü hem de kadının bu soğukta ne yapacağını düşündü. Ama zaman kötüydü. Kimdi, neydi, neciydi. Nasıl evin içine alırız diye düşündü. Ama yüreğine öyle bir merhamet duygusu oturdu ki, oğlununda ısrarı birleşince kadının yanına gitti. Kadınla biraz konuşunca gidecek yeri olmadığını anladı ve onu evimize götürdük.

Bir güzel Allah ne verdiyse yedik. Kömürmürlüğü de hemen derleyip toplayıp güzel bir oda yaptık. Eski bir soba vardı onu da oraya kurduk.

O gece hiç olmadığı kadar huzurluyduk. Yüreğimizdeki merhamet duygusunu bizlere veren,Allah’a şükürler ettim.

O günden sonra birlikte yaşadık. Biz ona o da bize çok alıştı. Biz ona evlat o da bize bir nine oldu…

Sözün özü;”Her ne olursa olsun yüreğimizde merhamet asla yok olmasın değerli okurlarımız.

Saygılarımla…

HERŞEYE RAĞMEN HERKESE MERHAMET

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin